Menu
Your Cart

About Us

Bir Masal

Herkese aidim ve kimseye ait değilim. Siz gelmeden önce buradaydım, siz gittikten sonra da burada olacağım.

(Zeytin Ağacı – Homeros)


Bir varmış bir yokmuş.

Evvel zaman içinde içinde kıymetli bir ülkenin en özel bir yerinde çok güzel bir köy varmış. 

Bu köyde, içinde sihirli ağaçları olan ve dallarından şifa damlayan büyülü bir zeytin bahçesi varmış ve bu bahçenin çok sevilen, tatlı mı tatlı bir dedesi…. Bu tatlı dede bahçesini öyle candan severmiş ki ona gözü gibi bakar, toprağını korur ve her bir zeytin ağacını bin bir emekle yetiştirirmiş.  Doğa anayı insana kol kanat geren en büyük lütuf olarak görür onu korumak için elinden gelen çabayı sarf edermiş. O ağaçlara ve bahçeye gösterdiği her bir çaba ve çektiği her bir zahmet ona rahmet gibi gelirmiş. Gel zaman git zaman bahçenin ağaçları büyüyüp serpilmiş, göklere uzayan dalların ucundan büyülü meyveler bitmeye başlamış. Zeytin adı verilen bu meyveler öylesine dolgun, lezzetli ve sağlıklılarmış ki bu meyvelerden yiyen herkes turp gibi sağlam olmaya başlamış. Bunu fark eden dede doğanın insana sunduğu bu şifa kaynağı meyveleri insanlara sunması gerektiğine inanmış ve onları toplayıp insanlarla paylaşmaya başlamış. Bu paylaşımı  kutsal bir görev sayarak  bu görevi evlatlarına ve torunlarına miras bırakmaya karar vermiş. 

Yaşam devam ettiği sürece bu bahçe ürünlerini vermeye ve bu sihirli yağ doğanın büyüsüne inanan herkesle paylaşılmaya devam edecekmiş. 


Üretim


Zeytin bütün ağaçların ilkidir. Olea prima omnium arborum est. 

Zeytin ağacının her parçasının; ağacının, meyvesinin, yağının, çekirdeğinin, yaprağının ayrı ayrı, her döneminde sayısız faydalar sağlamasına istinaden romalılar zeytin'e olea ve oliva'nın ardından en son  "yedi canlı" anlamındaki vivax oliva ismini vermişlerdir.

İyi tarım uygulamalarıyla 250 dönüm arazimizden bütün tarımsal mevzuatlara uygun olarak ürettiğimiz zeytin yağımız Kimyasal, fiziksel, mikrobiyolojik kalıntılar içermemekle beraber, çevreyi kirletmeden ve doğal dengeye zarar vermeden üretilmektedir. Üretim sırasında insan, işçi ve diğer canlılar olumsuz etkilenmemektedir.

Zeytin ağaçlarımız türlerine göre ayrılarak en uygun toplama biçimleriyle tanelerine hiçbir zarar verilmeden toplanmaktadır. 

Sıkma işlemlerimiz her zaman 20-23 derece aralığında çalışan butik makinamızda soğuk sıkım ve erken hasat olarak gerçekleşmektedir.

Yağlarımız sıkımdan sonra da gerekli özen ile en iyi koşullarda paslanmaz çelik tanklarda ışık ve ısıdan uzak muhafaza edilmektedir.

Hedefimiz ağaçlardan en fazla verimi almak yerine en fazla polifenol ve en düşük asidi elde etmek olduğundan 1lt yağ için 10-15kg domat ve arbequina zeytininin şifasını dostlarımızla paylaşmaktayız.

Domat ve arbequina türlerimizin yanı sıra Gemlik, Edremit ve Ayvalık türleri ikinci erken hasat olarak üretilmektedir.


Misyonumuz


Değişen dünya şartlarına ayak uydurarak, başarmaya değer hedeflerle sürekli iyileşme ve gelişmeye odaklanmak.

Tüketicilerle güven ve dostluğa dayalı bİr işbirliği içinde olmak.

Yaşadığımız çevreye saygı duymak ve korumak.

Müşterimize sunmuş olduğumuz ürünlerin kalitesi ile zeytin yağı üreticiliği konusunda örnek bir kuruluş olmak.

Emekçilerimizin  motivasyonunu sağlayarak, daha yetkin olmaları için bireysel gelişimlerine katkıda bulunmak.

Kalite politikamızın emekçilerimiz tarafından benimsenmesi ile tüm süreçlerimizin sürekli iyileştirilmesi ve tüketicilerimizin beklentilerinin karşılanmasını sağlamak.