Yabani zeytinlerin Anadolu’daki varlığı onbinlerce yıllık bir geçmişe sahiptir. Bu köken “Delice” ismi verilen yabani zeytinlere dayanır. Yabani zeytinler yukarı Mezopotamya olarak da adlandırılan Filistin ve Suriye civarından Kuzey ve Güney Akdeniz’e yayılmıştır. Zeytin ağaçları Ege ve Akdeniz Bölgelerinin doğal habitatı olarak tanımlanmaktadır. Zeytin Mısır üzerinden Tunus ve Fas’a, Güneydoğu Anadolu bölgesi üzerinden Anadolu, Ege adaları ve Yunanistan’a oradan da İtalya ve İspanya’ya yolculuk ederken; İran üzerinden de Pakistan ve Çin’e ulaşmıştır. Zeytin esas olarak Roma döneminde yaygınlaşmıştır. Amerika kıtasının keşfiyle İtalyanlar ve İspanyollar zeytini bu kıtaya da götürmüştür. Zeytin, yaklaşık olarak 40 ülkede varlığını sürdürmektedir. Yüksek coğrafi adaptasyonu ve sulanmayan bitkiler arasında olması nedeniyle ciddi bir morfolojik üstünlüğü olan zeytin ağacı “ölümsüz ağaç” olarak görülmekte ve bin yılı deviren zeytin ağaçları hala meyve verebilmektedir. 

Zeytincilik coğrafyası doğrudan doğruya olmasa da Akdeniz iklim etkilerine ihtiyaç duyar. Marmara Bölgesi’nde Bursa, Bilecik, Çanakkale, Sakarya, Yalova, Tekirdağ bölgelerinde zeytincilik faaliyeti bulunmaktadır. Türkiye’de zeytin ağaçlarının yaklaşık %16’sı Marmara bölgesindedir. Marmara’da üretim sofralık zeytin üzerine yoğunlaşmıştır. 

Türkiye Coğrafyası ve Zeytin

Türkiye’de zeytin için en iyi şartlara sahip bölge Ege bölgesidir. Özellikle Balıkesir, İzmir, Manisa, Muğla, Aydın gibi Kıyı Ege şeridi zeytincilik açısından oldukça verimlidir. Zeytin varlığının yaklaşık %68’i Ege bölgesindedir.

Akdeniz zeytinciliği çok eski olmasına rağmen Ege ve Marmara bölgelerinin çok gerisinde kalmıştır. Akdeniz de yine sofralık ağırlıklı üretime sahiptir. Güneydoğu Anadolu’da da zeytin varlığı ve potansiyeli olmasına rağmen yüksek sıcaklık oranları mahsül verimini olumsuz etkilemektedir.

Dünya’da ise zeytin ağacı varlığının %97’si Akdeniz havzasındadır. Günümüzde üretim hedefine göre belli başlı zeytin ağacı türleri seçilmeye başlanmış, kaliteli zeytin ve zeytin yağı üretiminde Akdeniz ülkeleri arasında kıyasıya bir rekabet başlamıştır.


Sofralık Zeytin ve Yağlık Zeytin Ayırımı

Sofralık zeytin ve yağlık zeytin ayırımı yıllar içisinde kullanıcı deneyimleri ve damak tadlarına göre şekillenmiş bir kavramdır diyebiliriz. Yağ verimi ve sofralık verim konularında aşağıdaki iki örneği verebiliriz.


Gemlik Zeytini

Türkiye’de sofralık zeytin denince akla gelen ilk türlerden biri Gemlik zeytinidir. Küçük çekirdeği, ince kabuğu ve etli yapısıyla oldukça ideal bir sofralık zeytin tipidir Gemlik zeytini. Tuzlu suda salamura olarak bilinen teknikle doğal olarak fermante olur bu zeytin türü. Söz konusu zeytinler toplanmak için siyahlaşması beklenir. Siyahlaşan zeytinler buruk lezzet vermeyecek şekilde işlendikten sonra piyasaya sürülür. Bununla birlikte sofralık standartlara uymayan zeytinler yine yağlık olarak değerlendirilir.

 

Arbequina ve Zeytinyağı Kavramı

Konu zeytinyağına geldiği zaman konu biraz daha fazla dallanıp budaklanıyor. Çünkü zeytinlerin sıkım tekniği, depolanma şekli, bekleme süresi, asit oranı gibi zeytinyağına bakışınızı toptan değiştirebilecek parametreler söz konusudur. Bu anlamda bir zeytinyağı üzerinden zeytinyağı kavramı üzerinde karar vermek doğru değildir.

Zeytinyağı konusunda da bazı zeytin ağacı türleri sıkça kullanılır ve dünyada beğenilir. Bu türlerden biri de Arbenquina türüdür. Arbenquina ismini, yetiştiği bölge olan Arbeca, İspanya’dan almaktadır. Arbenquina türünün yağ oranı çok yüksektir ve kalitesi çok beğenilmektedir. Arbenquina türü ülkemizde de mevcuttur ve bodur zeytin ağacı olarak bilinmektedir.